PROSTAT KANSERİ HAKKINDA HERŞEY VE BİTKİSEL TEDAVİ ;
PROSTAT KANSERİ NEDİR ?
![]() |
Prostat kanseri, erkeklere özgü bir organ olan ve üreme sisteminin önemli bir üyesi olan prostatta görülen malign (kötü huylu değişikliklerdir. Erkeklerde en sık görülen kanser tiplerindendir. Özellikle 45-70 yaşları arasında saldırgan ve hızlı, 70'li yaşlardan sonraysa daha yavaş ilerler. Genellikle genetik ve hormonal faktörler, beslenme ve çevresel faktörler prostat kanseri oluşumunu etkiler. Erken tanı ve tedavi uygulanmadığı takdirde, diğer kanser çeşitleri gibi, hayatı tehdit edebilir. Prostat mesanenin altında, rektumun önünde yerleşmiş ceviz büyüklüğünde bir bezdir. Ejekulasyon ( cinsel boşalma ) esnasında spermin dışarı atılması için gerekli akışkan sıvının ve enzimlerin 1/3 ünü salgılar. Bu esnada prostattan bu katkı maddelerini alır ve penise ulaşarak dışarı atılır. Prostatın arkasında ki seminal kabarcıklar bu akışkanın yapıldığı yerdir. Prostata direkt teması ve yakınlığından dolayı kanser bu seminal kabarcıkları ve prostatı saran kapsülü de etkileyebilir. Prostatta geliştikten sonra çevre dokulara komşuluk yoluyla yayılabilir. Lenf damarlarıyla da bölgesel lenfatiklere yayılır. Bir diğer yayılma yolu kan yoluyladır. Kanserli hücreler bu yol ile kısa zamanda akciğere, karaciğere ve kemiklere yayılır.Bu yayılmaya metastaz adı verilir. |
PROSTAT KANSERİNİN NEDENLERİ NELERDİR ?
Prostat kanserinin sebebi henüz bilinmemektedir. Ana unsurlar arasında şunlar vardır ;
Aile hikayesi : özellikle birinci derece akrabalarında prostat kanseri olanların prostat kanserine yakalanma oranı olmayanlara göre daha fazladır. Gerçek anlamda kalıtsal prostat kanseri çok nadirdir ve genellikle 55 yaşın altındaki erkeklerde görülür.
Yaşlanma : Yaş arttıkça risk artar.
Testosteron ( erkeklik hormonu ) : puberteden önce kısırlaştırılmış erkeklerde prostat kanseri ( ca ) görülmemektedir.
Östrojen hormonunun ( kadınlık hormonu ) izafi olarak arttığı kronik karaciğer hastalarında prostat kanserine ( ca ) ‘ ya rastlanmamaktadır.
Yağlı gıdaların fazla tüketimi gibi çevresel faktörler
Prostat kanseri için bilimsel gerçekliği olan 2 unsur ; YAŞLANMA ve TESTOSTERON’ dur.
PROSTAT KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR ?
Prostat kanseri İLERİ EVRELERE kadar belirti vermeden ilerleyebilir. Belirtiler ancak idrar yolunu tıkadıktan sonra ortaya çıkar. Aşağıda sayılan şikayetlerden herhangi biri olduğunda mutlaka bir doktora başvurulması gereklidir.
* Sık idrara çıkma (özellikle geceleri)
* İdrar yaparken zorlanma
* İnce ve kesintili idrar yapma
* İdrar yaparken acı veya ağrı duyma
* İdrarda kan görme
* Sırt, kalça ve bel ağrısı
* İdrarda kan yada iltihap olması
* Menide kan yada ağrı gibi belirtiler
PROSTAT KANSERİ TEŞHİSİ VE TEŞHİS YÖNTEMLERİ ;
![]() |
Bazı hastalarda hiç bir belirti olmaz. Bazılarında ise sık, güç ve ağrılı idrar yapma, idrarın damla damla yapılması, idrarda kan yada iltihap olması, ejekülasyonda kan ve ağrı gibi belirtiler olabilir. Bu yakınmalar aslında sadece prostat kanserine özgü değildir. Prostatın kanser dışındaki diğer problemleri de bunlara benzer yakınmalara neden olabilir. Emin olmak için doktorunuzun detaylı bir muayene ve inceleme yapması gerekir. Ayrıca yakınmaların şiddeti ne kansere ne de kanser dışı problemlere işaret eder.
|
| GENELLİKLE GEÇ BULGU VERDİĞİNDEN, TARAMA VE CHECK-UP’ların ÖNEMİ BÜYÜKTÜR. |
Prostat Kanseri Teşhis Yöntemleri ;
Hikaye dinlenir.
PSA testi yapılır.
Genel amaçlı TÜM BATIN ULTRASONOGRAFİSİ yapılır
Gerekirse TR ( tuşe rectal ) ile prostat muayenesi yapılır.
![]() |
Parmak ile rektal muayene (PRM): Bu işlem için doktor eldiven giyerek parmağınızı rektuma (makata) yerleştirir. Parmak yardımı ile prostatın büyüklüğü, şekli ve kıvamı incelenir. Kanser parmakla muayenede net olarak hissedilir. Ancak kanserin var olduğundan emin olmak için daha başka testlerin yapılması gerekir. |
Prostat spesifik antijen (PSA) testi: PSA düzeyini ölçen bir kan testidir. PSA prostat bezinde üretilen ve kanda da bulunan bir proteindir. Prostat kanseri, prostat iltihabı ve benign prostat büyümesi (BPH) durumlarında kandaki PSA düzeyi artar. PSA testi % 100 kesin değildir. Ancak prostat kanseri tanısında ve hastalığın seyrinin izlenmesinde çok önemlidir. |
|
Transrektal ultrasonografi (TRUS): Rektumdan yerleştirilen bir problem aracılığı ile prostat bezine ses dalgaları gönderilir ve geri yansıyan ses dalgaları aracılığı ile prostatın şekli, büyüklüğü ve iç kesimlerinin detaylı görüntüsü alınır. Bazen prostat kanseri tanısında DRM ve PSA testine ek olarak TRUS’tan yararlanmak gerekebilir. Ayrıca prostat bezinden parça almak (biyopsi) gerekirse TRUS bu işlem için de yardımcı olur. |
Biyopsi: Mikroskop ile incelenmek üzere prostat bezinden hücre örneklerinin alındığı cerrahi bir işlemdir. Biyopsi rektumdan prostat bezi içine uzatılan özel iğneler yardımı ile alınır. Biyopsi prostat bezi içinde kanser varlığı ve tipinin belirlenmesinde son yöntemdir.
***Ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunanlarda prostat kanseri riski daha yüksektir.
PROSTAT KANSERİ EVRELERİ :
![]() |
Hastalık teşhis edildikten sonra, vücutta prostat dışında başka yerlere yayılıp yayılmadığını görmek için ek testler yapılır. Böylece hastalığın evresi belirlenmiş olur. Doktor bu amaçla bir akciğer grafisi, kemik sintigrafisi ve kan testleri isteyebilir. |
Prostat kanseri komşuluk yolu ile meni kesesi (seminal vesicle), lenf dolaşımı ile lenf bezlerine ve kan dolaşımı ile kemiklere yayılabilir. En çok bel kemiklerine gider fakat kafa kemiklerine ve kaburga kemiklerine de sıçrayabilir. Daha nadir olarak karaciğer ve akciğerlere de yayılabilir. |
|
EVRE 1 bu evrede hastaların şikayeti olmaz ve kanser muayenede de saptanmaz. Tanı genellikle başka nedenlerle yapılan ameliyatlar sonrasında tesadüfen konur. Kanser hücreleri prostat dışına çıkmamışlardır.
EVRE 2 bu evrede , tanı genellikle ya kanda PSA seviyesi yükselmiş olduğu ya da makattan muayene sırasında prostat büyük olarak bulunduğu için yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisi ile konur. Hastalık prostat bezi dışına çıkmamıştır.
EVRE 3 bu evrede , kanser hücreleri prostatı saran kapsülün dışına çıkıp prostatın yakın çevresindeki dokulara yayılmışlardır .
EVRE 4 bu evrede kanser hücreleri prostat dışında lenf bezlerine veya kemik, karaciğer ve akciğer gibi organlara sıçramıştır.
KLASİK TIPTA PROSTAT KANSERİ TEDAVİ YÖNTEMLERİ ;
Prostat kanserinin başlıca tedavi yöntemleri arasında:
1. RADİKAL PROSTATEKTOMİ
(Prostatın cerrahi olarak çıkartılması)
Prostatın kapsülü ile birlikte cerrahi olarak çıkartılmasıdır. Fakat şu dezavantajları bulunur:
* Cinsel Fonksiyon kaybı yaratır.
* İdrar Kaçırma problemi yaratır.
* Uzun süreli hastanede yatış gerektirir.
* Yaşlı ve genel sağlık durumu uygun olmayan hastalarda tolere edilemez
* Cerrahi ve ameliyata bağlı riskleri vardır.
2. BRAKITERAPI - RADYOAKTİF KAYNAK İMPLANTLARI
Brakiterapi yöntemi, yaklaşık bir yıl boyunca prostat dokusunun ortasına yerleştirilen ve düşük dozda ışın veren iyot 125 radyoaktif kaynakları ile kanserli dokunun yavaş ve sürekli ışınlanması esasına dayanır. Uzmanlarca prostat kanserinin organa sınırlı evrelerinde, impotans ve idrar kaçırma gibi yaşam kalitesini olumsuz etkileyen komplikasyonlara daha az yol açtığı ve cerrahi tedaviye benzer anlamda başarı yüzdesi uzun takiplerle tespit edilmiş olan bir tedavidir.
3. RADYOTERAPİ
Hastaneye yatış gerektirmeyen, ancak oldukça uzun bir zamana yayılmış bir tedavidir. Vücuda giren radyasyonun yol açtığı yorgunluk, sık ve ağrılı idrar yapma, mide sistemlerinde etkilenme ve diare (ishal), kalın bağırsak iltihabı ve kanama en önemli yan etkileridir.
4. HORMON TEDAVİSİ
Tümörün prostat kapsülü dışına çıkarak tüm vücuda yayıldığı durumlarda kullanılabilir. Cerrahi olmayan bir yöntemdir. Erkeklik hormonunu baskılamak yolu ile tümörün gelişmesini engellemek amacındadır. Seksüel yaşamın sonlanması ve kardiyovasküler problem riski gibi yan etkileri vardır. Alışkanlıktan ötürü giderek etkisi azalır. Kesin tedavi eden bir metot değildir.
TEDAVİNİN YAN ETKİLERİ
Doktorların tedaviyi çok dikkatli planlamalarına rağmen, tedavinin etkilerini sadece kanser hücrelerini etkileyecek ve yok edecek şekilde kısıtlamak oldukça zordur. Tedavi sağlıklı dokular ve hücrelere de zarar verebileceğinden çoğu zaman istenmeyen, bazen de ciddi yan etkilere neden olabilir.
Prostat kanseri tedavisinin yan etkileri büyük ölçüde tedavinin tipine ve yaygınlığına bağlıdır. Ayrıca her hastanın tedaviye verdiği yanıt farklıdır.
Cerrahi
Hastalar genellikle ameliyattan sonraki ilk birkaç günde rahatsızlık ve ağrı hissederler, fakat bu ağrılar ilaçlarla geçirilebilir. Hastaların kendilerini yorgun ve zayıf hissetmeleri de sıkça karşılaşılan bir durumdur. Prostatın çıkarılması için yapılan ameliyat kalıcı penis sertleşme bozukluğuna, ve bazen de idrar kaçırma yakınmasına sebep olabilir. Sinir koruyucu cerrahi denilen teknikle, peniste sertleşmeyi ve idrar tutmayı sağlayan sinirlere zarar verilmesi önlenir. Bu ameliyat tam başarılı olduğunda, peniste sertleşme problemi geçici bir süre olur. Buna karşın radikal prostatektomi olan erkeklerde meni üretilmez ve boşalma sırasında meni boşalmaz.
Ayrıca son yıllarda Laparoskopik cerrahi tekniklerin gelişmesi prostat kanserinin tedavisinde de bu türde yaklaşımları gündeme getirmiştir. Göbek altından belirli noktalardan açılan küçük deliklerden takılan cihazlar ve bunların içinden çalışan tıbbi aletlerle radikal prostatektomi operasyonunun yapılması mümkün olabilmektedir.
Radyasyon-Işın Tedavisi
Radyasyon tedavisi devam ettikçe hastalar kendilerini çok yorgun hissedebilirler. Hastalarda ishal veya sık idrara çıkma, idrar yaparken rahatsızlık hissi olabilir. Buna ek olarak, hastalara dıştan radyasyon tedavisi uygulandığında, ışının verildiği bölgede ciltte kızarıklık, kuruluk ve gerginliğe sıkça rastlanılır. Işının uygulandığı kasık bölgesindeki tüyler de dökülebilir. Uygulanan radyasyon miktarına bağlı olarak bu tüy dökülmesi geçici veya kalıcı olabilir.
Radyasyon tedavisi bazı erkeklerde peniste sertleşme problemlerine yol açabilir. İçten çekirdek yerleştirilerek yapılan radyasyon tedavisinde (brakiterapi) bu yan etki dıştan radyasyon tedavisine göre daha seyrek olur. Erken dönemde içten yapılan radyasyon tedavisi sertleşmeyi kontrol eden sinirlere daha az zarar vermektedir. Radyasyon tedavisi sonrasında inatçı ishal, dışkıdan kan gelmesi veya barsak tıkanıklıkları gibi gastrointestinal; sık idrara çıkma, idrar yaparken zorlanma, idrar yaparken yanma gibi idrar yolları ile ilgili şikayetler beklenebilecek yan etkilerdir. Bunların dışında cinsel fonksiyonlarda azalma da görülebilir.
Hormon Tedavisi
Orşiektomi ve LHRH-analogları sıklıkla cinsel istek kaybı, sertleşme problemleri, meme başlarında hassasiyet ve uzun takiplerde kemiklerde kısmen erime (osteoporoz) gibi yan etkilere yol açar. Bu tedaviler zamanla testosteron seviyesinin düşmesine neden olur. Vücutta testosteron seviyesinin düşmesiyle, tümör büyümesi yavaşlar ve hastanın durumunda belirgin bir düzelme görülür.
Kemoterapi
Kemoterapinin yan etkileri tamamen kullanılan ilaçların cinsine bağlıdır. Her kemoterapi ilacının kendine özgün yan etkileri mevcuttur. Kemoterapi genel olarak hormonal tedaviler başta olmak üzere öncelikli bütün tedavilerin uygulandığı, ancak olumlu cevabın alınmadığı prostat kanserli hastalara son dönemlerinde verilir.
‘Tüm bu yan etkiler ve tedavi sonundaki başarı oranları klasik tıpta prostat kanserinin kalıcı bir çözümü olmadığını göstermektedir.’
PROSTAT KANSERİNİN BİTKİSEL TEDAVİSİ ;
Prostat kanserinin bitkisel tedavisi HERBALİST BOZKURTBEY ’in BİR BULUŞU OLUP, HER ZAMAN KALICI VE TAM BİR TEDAVİ SAĞLAMAKTADIR.
YUKARIDA DA BELİRTTİLDİĞİ GİBİ PROSTAT KANSERİNDE STANDART KEMOTERAPİLER, RADYOTERAPİLER VE CERRAHİ OPERASYONLAR İYİLEŞME İÇİN YETERLİ OLMADIĞI İÇİN, ÇOĞU ZAMAN BEKLENENDEN FAZLA YAN ETKİ ÇIKARTARAK DAHA DA OLUMSUZ BİR TABLOYA YOL AÇARLAR.
HASTALIĞA BAĞLI YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRMAYA YÖNELİK VE ÖMRÜ KISMEN UZATAN BU UYGULAMALAR, MAALESEF HASTAYI TAMAMEN KURTARMAKTAN UZAKTIRLAR. Klinik araştırmalar yeni ilaçlar ve tedavi yolları denenmekte olup, KLASİK TEDAVİLERLE YAŞAMA DÖNMEK HENÜZ İMKANSIZA YAKIN BİR DURUMDADIR.
SİZ DE PROSTAT KANSERİNDEN SORUNLU İSENİZ ÇARESİZ DEĞİLSİNİZ.
HERBALİST BOZKURTBEY’ in 20 yıllık çalışmalarının ürünü olan icat niteliğindeki bitkisel reçeteler hayata açılan pencereniz olacaktır. Bu ölümcül hastalıkta zaman önemli olduğundan acele etmeniz gerekmektedir. Herbalist BOZKURTBEY' in ithal bitki özleri formülleriyle kişiye özel hazırlattığı reçeteler sayesinde İlk 2 aylık terkibi kullanan hastaların %90 ni malum sondan kurtulmaktadırlar. Metastaz hali olsa dahi ( farklı bir organa sıçrama )